Yollar Ayrıldı Saflar Netleşti: İhanet ve Direniş

Gerçeğin Demi’nde 26 Ağustos Salı günü yayınlanan bölümün kaydını paylaşıyoruz.

***

YOLLAR AYRILMIŞ SAFLAR NETLEŞMİŞTİR!

Bilinir yol yolcularının önüne birçok kavşak çıkar. Her kavşakta hangi yol bizim yolumuzdur diye bir değerlendirme ve bir tercih zorunlu olur.

Bu durumda ana yol hangisidir. Bilinmek zorunludur. Hangisi sapmadır anlamak zorunludur.

Görev Ana yolu bulmak ve orada birleşmektir. Alevilik anlayışında YOL BİR SÜREK BİNBİR derken kastedilen de budur. Bunu tam tersinden okuyanlar halkı aldatanlardır. Sahtekarlardır. Yani Anayoldan ayrılma hakkı olarak yorumlayanlar. Yolların ayrılmasını meşru görenler. Yoldan çıkanlara karşı tavırsız kalanlar bu deyişi çarpıtanlar, halkın yolunu şaşırması için çalışanlardır. Yolunu şaşıranların yolları, sömürücü sınıfların egemen olduğu dünyada sömürücülerin yol arkadaşlığına varır.

Yine de menzilin aynı olduğu iddia edildiği durumlarda yolunu ana yoldan ayıranlar dostça eleştirilerle tekrar Ana Yola dönmeye teşvik edilirler.

Ancak yol ayrımı adına bir de tamamen tersine dönenler vardır. Bunlar döneklerdir. Düşkünlerdir. Döneklere ve düşkünlere tavır alınmaması halka ve halkın davasına yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir. Çünkü dönekliğin menzili karşı safla birleşmeye çıkar. Halkın düşmanlarının safına çıkar. Bunun adı o zaman sadece döneklik olarak anılamaz. Bu İHANETTİR!

Bu nedenle söz konusu olan, sadece ayrılan yollar değil netleşen saflardır…

Bu nedenle devrimciler Filistin’e can ve kan olma yoluna koyuluyor. Hainler ise Filistin halkının soykırımcısı siyonistlerin ve Amerikan emperyalizminin yoluna koyulmuş ve hatta menzillerine varmıştır. Ve hayasızca bunu kutlama gerekçesi yapmaktadır. Bu muhtevalı sayısız videolar kaplamıştır ortalığı. Konferanslar dizgesi başlamıştır. İlk konferans soykırımcı farelerin deliğinde yapılmıştır. Şimdi emperyalistlerin inlerinde devam ettirilmektedir. 7 Eylül’de ikincisi Almanya’da yapılacak. Bunu Washington konferansı izleyecektir…

Sosyalizmin sapma akımlarca yıkıldığı 1990’lardan bu yana, hem örgütsel hem de bireysel düzlemde sayısız dönek, hain ile karşılaştı devrimciler.

HEPSİNE DE GEREKEN TAVRI ALDILAR. Bu tavırlarda, yoldan çıkanları yola çağırmak, dönekleri döneklikten geri gelmelerini teşvik çerçevesinde oldu. Eğitme, eleştirme, anlatma, kavratma çerçevesinde oldu. Devrimcilerin affetmedikleri tek şey ise HAİNLİK oldu.

Hain eleştiriden anlamaz. Hain bilerek ve isteyerek bir tercih yapmıştır. Halkın safındayken düşmanın safına geçmiş ve halka karşı düşman mevzisine yerleşmiştir. Ona karşı gereken çerçevede mücadele etmek, eleştiri değil cezalandırma ekseninde hareket etmek her devrimcinin, halktan yana olan herkesin görevidir.

Türkiye devrimi çok ihanetler gördü. Ancak Kürt Milliyetçilerinki gibi büyük ve örgütsel ihanetle ilk kez karşı karşıya kalıyoruz.

Bedeli ağır olabilir. Bedeli ne olursa olsun göğüslenmek zorundadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar