DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’ndan Alevilere: “Eleştirilerinizi Rojava yönetimine ilettik” Açıklaması Suriye’deki Alevi Katliamındaki Suç Ortaklığının Üstünü Örtemez!

Alevi Kanıyla İftar Açan, Yezid’in Torunlarıyla Anlaşma Yapan PYD Alevi Katliamının Suç Ortağıdır!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’ndan Alevilere: “Eleştirilerinizi Rojava yönetimine ilettik” Açıklaması Suriye’deki Alevi Katliamındaki Suç Ortaklığının Üstünü Örtemez!

Suriye’de Yezid’in torunları HTŞ tarafından katledilen Alevilerin sayısı 10 bini aştı. Katliamlar sürüyor. Ve bu katliamların en yoğun yaşandığı günlerde Kürt milliyetçileri PYD/YPG, Alevi kanıyla iftar yapan Yezid’in torunları Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) çeteleri ile sekiz maddelik anlaşma yaptılar.

Kürt milliyetçi hareketin PYD yöneticilerinden Salih Müslüm yapılan anlaşmanın ardından “Bu devletin her şeyine ortak oluyoruz. Yönetimine, anayasasına, yaşamına, ekonomisine, her şeyine ortak oluyoruz” diye açıklama yaptı.

Ortak oldukları devlet Suriye Şam İslam Devleti’dir. Ortak oldukları anayasa “şeriat hükümleri” olan şeriat yasalarıdır. Ortak oldukları HTŞ’nin her türlü katliamlarıdır.

Evet, Kürt milliyetçileri HTŞ yönetiminin her türlü suçlarına, katliamlarına da ortaktırlar.

Nitekim HTŞ ile yapılan sekiz maddelik anlaşmanın 6. Maddesi “Suriye Devleti’nin Esad kalıntılarına ve güvenliğine ve birliğine yönelik her türlü tehdide karşı mücadelesi desteklenecek” diyor.

Bu madde açıkça HTŞ’nin katliamlarına ortak olmaktır. İşbirlikçi HTŞ çeteleri yönetime geldiğinden beri “Esad kalıntılarıyla mücadele” diyerek en aşağılık yöntemlerle Alevileri katlediyor. Tarihsel bir kinle saldırıyorlar Alevilere. Kerbela’da İmam Hüseyin’den beri boyun eğdiremedikleri inanca, iradeye saldırıyorlar. Yezidin torunları

HTŞ ile bu anlaşmayı yapmak açıkça katliamlara ortak olmaktır.

“Bu devletin her şeyine ortak oluyoruz. Yönetimine, anayasasına, yaşamına, ekonomisine, her şeyine ortak oluyoruz” demek, ortak olduğunuzdevletin hertürlü suçlarına da ortak olmakdemektir.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’ndan Alevilere: “Eleştirilerinizi Rojava yönetimine ilettik” Açıklaması İkiyüzlülüktür! Alevi Katliamındaki Suç Ortaklığını Gizlemektir!

Neşet Ertaş Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Alevi Kültür Dernekleri’nin 14. Genel Kurulu’nda Suriye’de binlerce Alevi’yi katleden HTŞ ile SDG’nin anlaşma yapmasına tepki gösteren Alevilere, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları yaptığı konuşmada “Eleştirilerinizi duyduğumuzu bilmenizi isterim. Emin olun ki Özerk Yönetim’e de ilettik” dedi. Hatimoğulları’nın bu konuşması samimiyetiz ve ikiyüzlücedir.

“Özerk yönetime” neyi ilettiniz? SDG ile HTŞ’nin yaptığı sekiz maddelik anlaşma binin üzerinde Alevinin katledildiği bir günde imzalandı. Sekiz maddelik anlaşmanın altıncı maddesi yapılan katliamları onaylamakla yetinmiyor, bundan sonra yapılacak katliamların da birlikte yapılmasını içeren bir anlaşmadır.

“Böyle bir anlaşma kabul edilemez” demiyor DEM Parti Eş GenelBaşkanı Hatimoğulları, eleştirileriözerk yönetime iletmiş. Özerkyönetim demokratik bir Suriye inşaetmek için çaba harcıyormuş. Kafakol kesen, insan kanıyla iftar açankatil, “Alevi kanı dökmek mubahtır”diyen tecavüzcü çetelerle nasıl birdemokratik Suriye inşa edecekler?Şeriat hükümleriyle nasıl bir demokratikSuriye inşa edecekler?

Sırtlarını dünya halklarının katili ABD’ye dayayarak bütün dünya halklarının lanetlediği siyonist katil İsrail ile işbirliği yaparak nasıl bir demokratik Suriye inşa edecekler?

Türkiye’de de Kürt milliyetçi hareket Öcalan’ın önderliğinde AKP faşizmiyle “demokratik toplum” inşa edeceğini iddia etmektedir. AKP-MHP faşizmiyle işbirliği yaparak nasıl bir “demokratik toplum” inşa edeceksiniz?

Tülay Hatimoğulları konuşmasında “Bu katliamları engelleyecek güçlerin seyirci kaldığının da farkındayız” diyor. İkiyüzlülüğün hatta yüzsüzlüğün bu kadarına ne diyelim.

“Katliamları engelleyecek güçler” dediğiniz, bizzat işbirlikçilerine bu katliamları yaptıranlardır. Siz esas olarak bunun farkında mısınız? Milliyetçilik gözünüze bir perde indirmediyse elbette onun da farkındasınızdır.

İmralı’dan Öcalan’ın Alevilere Mesajı; Kürt Halkını Faşizmle Uzlaştırıp İşbirlikçiliğe Çağırdığı Gibi Alevi Halkı da Uzlaştırıp İşbirlikçileştirmek İçindir!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuşmada, Abdullah Öcalan’a Alevilerin taleplerini de ilettiklerini söyleyerek İmralı’nın, “Aleviler tam da bu işin ortasındadır. Kalbindedir. Çünkü sadece Kürt’e, Türk’e demokrasi olmaz, bu ülkede yaşayan başta Alevi canlar olmak üzere bütün farklı halkların ve inançların eşit yurttaşlık hakkı temelinde yaşayacakları bir demokratik Türkiye’yi ve cumhuriyeti inşa etmek hepimizin boynunun borcudur. Bu çağrıyı Alevi canlarımız bu şekilde kabul etsin. Bu şekilde telafi etsin” mesajı gönderdiğini söyledi.

Öcalan İmralı’dan, faşist AKPMHP ittifakıyla işbirliği yaparak herkese “demokrasi” dağıtıyor. AKPMHP ittifakıyla işbirliği yapmanın nasıl bir “demokrasi” inşa edeceği pratikte kendini hemen gösterdi. Devrimciler, sosyalistler, solcular, ilerici aydınlar bir yana, AKP-MHP ve Kürt milliyetçileri ittifakına destek vermeyen herkes düşman olarak görülüyor ve saldırıyor.

2014 yılındaki bir dosyayı çıkartıp 12 yıl sonra Kazova tekstil direnişçisi işçilere saldırıyor. Ülkemizde yağmalamadığı, satmadığı, çalmadığı bir şey kalmayan faşist AKP-MHP koalisyonu düzen içi rakiplerini hırsızlıkla suçlayarak yok etmeye çalışıyor. İstanbul’da “Newroz” dışında hiçbir eyleme izin vermiyor. Erdoğan’ın karşısında Cumhurbaşkanı adayı olacak diye İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğulu’nu gözaltına alıp tutuklatıyor.

Emperyalizmle, Faşizmle İşbirliği Yaparak Demokrasi İnşa Edilemez!

Öcalan’ın Alevilere yaptığı bu çağrısı, Alevilere de kanlarını emen faşist AKP-MHP ile işbirliği yapma çağırısıdır. Aleviler böyle bir onursuzluğu asla kabul etmeyecektir. Çağrıdaki “eşit yurttaşlık”, “demokratik Türkiye” vurgusu işbirlikçiliğin maskesidir.

Öcalan hem ülkemizde hem Suriye’de Kürt halkını emperyalistlerin ve işbirlikçi faşist AKP-MHP iktidarının işbirlikçisi yapmaya çalışıyor. Alevilere yapılan çağrı, bu işbirlikçiliğin önünde engel olabilecek potansiyel güçleri etkisiz hale getirmek içindir.

Bir taraftan on binlerce Alevi HTŞ çeteleri tarafından katledilirken Alevilere yapılan “eşit yurttaşlık”, “demokratik Türkiye’yi inşa etmek” çağrısı ikiyüzlülüktür. Alevi halkıyla alay etmektir.

Demokrasi, öyle her derde deva bir şey değildir. Burjuvazi bütün ikiyüzlülüklerini, sahtekârlıklarını, faşist terörünü, katliamlarını, işgallerini, yağma, sömürü ve soygununu… “demokrasi” adına yapmaktadır. Öcalan da emperyalizm ve faşizmle işbirlikçiliğini burjuvazi gibi “demokrasi” ile maskelemeye çalışıyor.

Suriye’de on binlerce Alevi’yi katleden Yezid’in torunları HTŞ ile katliam anlaşmalarına imza attır, Kürt halkından halkların baş düşmanı ABD için “KARA ORDUSU” yap.

Maraş’ın, Sivas’ın katilleri ile ittifak yapın sonra “demokrasi”den bahsedin. Ve Alevileri de emperyalistlerle, işbirlikçi faşist iktidarlarla “demokratik cumhuriyet” kurmaya çağırın.

Bu, Kürt halkına ve Alevi halkımıza “demokratik cumhuriyet” inşa etme çağrısı değil, halkları işbirlikçileştirme çağrısıdır. Halkların mücadelesini tasfiye çağrısıdır. Kürt milliyetçi hareketi emperyalizmin ve AKP faşizminin politikalarına yedeklediniz, Ama ne Kürt halkını ne de Alevi halkımızı yedekleyemeyeceksiniz. Kürt halkı da, Aleviler de böyle bir onursuzluğu asla kabul etmeyecekler.

Sonuç Olarak;

1)DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın Alevilere çağrısı samimiyetsizdir. “Eleştirilerinizi ilettik” dediği “özerk yönetim” Suriye’de şeriat devleti kuran HTŞ ile birlikte Alevileri katletme anlaşması yapmışlardır.

2)Suriye’de Aleviler ABD emperyalizmi, İsrail siyonizmini ve Türkiye faşizminin işbirlikçisi HTŞ gibi şeriatçı çeteler ve Kürt milliyetçisi PYD/YPG tarafından katledilmektedir.

3)DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları demagojik konuşmasıyla Kürt milliyetçi hareketin Suriye’de Alevi katliamına ortak olmasının üstünü örtemeye çalışmaktadır.

4)İmralı’da Öcalan PKK’ye tasfiye çağrısı yaparak Kürt halkının direnme dinamiklerini tasfiye etmeye çalışırken Alevi halkımıza da çağrı yaparak faşist AKP-MHP iktidarı karşısında boyun eğmeyen Alevi halkımızı etkisizleştirmek istiyor.

5)Katil, faşist AKP-MHP iktidarıyla “demokratik toplum”, “eşit yurttaşlık”, “demokratik cumhuriyet” inşa edilemez. Bu kavramlar faşizmle işbirlikçiliğin maskesidir!

6)Kürt halkı da, Alevi halkımız da, Türkiye halkları da emperyalizmin ve faşizmin işbirlikçisi olmayacak.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar