Özgür Tutsak Hatice Ruken Kılıç’ın Annesine Gönderdiği Mektubu Yayınlıyoruz

Merhaba Anne…

Nasılsın? Naime Ana, Yurdagül abla ve ben gayet iyiyiz.

Yurdagül ablanın 56. günü. Oğlu Baki’nin 69. günü. Günler devriliyor peşi peşine ama geçen her gün ömürden geçiyor.

Gün saymak yerine yapılacakları saymak daha makul geliyor bana.

Yurdagül abla, oğlunun peşinden gidiyor. Sende evlatlarının peşinde bir ana olarak onu çok iyi anlarsın.

Geçtiğimiz aylardan TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna mektup yollamış ablamız; oğlunu, oğlunun yaşadıklarını anlatmış. Bu hafta yazdığı mektuba cevap geldi. Yapılan başvuruyu incelemişlermiş. Araştırma yapmışlarmış. Sonra dedikleri “5275 sayılı kanunun 87. Maddesinin aktarımı. Kağıt üzerinde yazanın hapishanedeki karşılığına bakmamışlar. Kanunda yazan havalandırma saatlerinin gün ışığına göre açılıp kapandığı es geçilmiş. Hapishanede yaşam dört duvar ile sınırlıdır. Özgür hareket etme olanağı yoktur. Bir tutuklunun kendisi bir cezalandırmadır. Buna yeni cezalar eklenmesi var olan hakların kısıtlanması, havalandırmanın kullandırılmaması hak gasbıdır. Verilen cevapta 45/1 genelgesine atıfla on saati aşmayacak şekilde bir araya getirilebilir denilmekte. Saat 13.00 ile 14.50 arasında bir araya getiriyoruz denilmekte. Bir araya getirilen tutsaklar görüş sohbet haklarını kullanıyorlar ise havalandırma haklarının kullandırılmadığı ortaya çıkmaktadır.

Tutsaklar yeni yapılan hapishanelerde tek tutulmakta. Haberlerde ise hapishanelerin dolduğu, yatacak yerin dahi sorun olduğu, kapasitenin üzerine çıkan hapishanelerin sorunları anlatılmaktadır. Sorunlar tecrit esasına göre düşünüldükçe azalmayıp artmaktadır.

Bir insanın sosyalleşmesi için yanında ikinci, üçüncü ve daha çok tutsak olması gerekir. Tecridin ağırlığının altında ezilmemek için yaşamın içinde olmak gerekir. Y, S, R Tiplerinde bunun koşulu yoktur.

Kuzey cepheli yapılmış, güneş görmez, havalandırması yok, rüzgar esmez, yağmur yağsa pencereden elini uzatıp yağmuru yakalayamazsın. Çünkü pencereler dahil tecritle kaplanmış. Un eleği sıklığında teller gerilmiş. Kupkuru cevapta bunlar yok,olamazda. Bir saat elli dakikaya sığdırılan zamanda bulutları görmek için kafanızı doksan derece çevirmeniz gerekir. Bir gün, beş gün, beş ay değil yıllarca böyle yerde tek kalacaksınız diyorlar, hak mücadelesi vermiş bizlere. Biz ise “Hayır, kalmayız!”diyoruz. Yıkadıkları çamaşırları asacak yerleri bile yokküçücük hücrelerinde. Islak çamaşırın kurumadığı,hava akımının olmadığı bu yerleri kimse kabul etmez.Yalnız bu sorun bir süredir gündemden düşürüldü.Oysa böye bir ülkede herkesin yolununhapishanelerden geçeceği günümüzdehapishanelerde yaşanan sorunların bu kadar geriplana atılması normal değil.

Olması gereken her vesileyle tekrar tekrar gündeme almaktır.

F Tipi hapishaneler açılacağında reklamını yapan gazeteciler vardı. Çok pişman oldular bu hapishanelerde kaldıklarında.

Adaletsizlik boyumuzu aştığında, haksız cezaları gündeme getireceğine, yatıp çıksınlar diye akıl dağıtan gazeteciler gördük.

Siz onlardan olmayın lütfen. Bu tozun dumanın dağılacağı inancıyla.

Anneciğim, dalıp gitmişim sohbetin akışına.

Kardeşime de abimgillere de selam eder, sevgilerimi yollarım. İyi bakın birbirinize

Kızın Ruken…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Benzer Yazılar