Home Eğitim Halkın Tutsak Avukatı Aytaç Ünsal’ın Kaleminden: Ana

Halkın Tutsak Avukatı Aytaç Ünsal’ın Kaleminden: Ana

0

“Yere göğe koymazdım seni
Çaldılar dalından oğul
Ecelin öne alınmış
Olanca canım sana aksın oğul”

Onurumsun- Grup Yorum

“Olanca canım sana aksın oğul” böyle diyordu tutsakların annesi. Şarkıdaki gibi. Hayat kadar gerçek. Filistin’de tutsak ailelerinin simgesi olan 61 yaşındaki Esma Ebul Heyca vefat etti. Halklarımızın başı sağ olsun.

Tutsaklara emek verdi. Direndi. Tutsaklar için Siyonizm hapishanelerinde tutsak düştü. O emeği yüreğimizde hissettik. Ülkemizde solcu geçinip siyasi tutsakların adlarını ağzına almayanlardan daha çok emeği oldu Türkiye’deki tutsaklara. Çünkü nerede olursa olsun NATO hapishanelerine, tecride karşı çıkmak dünya halklarına emek vermekti. Esma Ebul Heyca dünya halklarının şehididir. Beyaz tülbentiyle TAYAD’lılar kadar Anadolu’dur. Biz kadar Filistin’dir.

Ülkemizde de tutsakların anneleri, analarımız zulüm altındadır. Onlardan biri Hatun Polat’tır. 72 yaşındadır Hatun anne. 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmaya çalışacağından korkup tutsak ettiler. Hastalıklarından kaynaklı bastonla yürür Hatun anne. Yanlış anlamayın “nasıl çıksın Taksim’e?” demeyeceğim. O da demedi zaten. Gözaltına alınınca hemen “Yapmadım, etmedim, Taksim’in yolunu bilmem ki ben” diyenlerden olmadı.

Gözlerinin içine baktı. Asıl nedenini ortaya koydu. “Siz beni TAYAD’lı olduğum, yıllardır evladımı, tutsakları sahiplendiğim için tutsak ettiniz dedi. Kalp yetmezliği vardı. İlaç kullanıyordu. İlaç için yemek yemesi gerekiyordu. Gözaltında asla sizin elinizden yemek yemem, zehirdir o” dedi. Kalp yetmezliği de olsa kalbinin haysiyete her zaman yettiğini gösterdi.

En büyük suç olarak da bunu gördüler. Haysiyetli olmak ve sahip çıkmak. Komşumdu Hatun anne. 2020’de ölüm orucunun ardından tedavi olduğum ev basıldı, eşyalar dağıtıldı. Camları ve kapısı kırılmış, eşyaları dağıtılmış o eve ilk gelen Hatun anneydi. Tek başına geldi ve salonun ortasındaki koltuğa oturdu. Elinde bastonuyla “Ne yapabiliriz?” dedi. Sevgisi, haysiyeti ve zulme kini her zaman sahip çıkmaya yetti. Bir yanda AKP’yle suskun işbirliğindeki CHP milletvekillerini, zulmü ağzına almaya cesaret edemeyen gazetecileri ve onların karşısında onur abidesi gibi duran bu anayı düşünmüştüm. “Her şeye değerdi.” Onlar için yaşanacak her şeye.

Bir koltuğa oturmak bile bazen demokrasi mücadelesidir. Hatun anne bugün bütün hastalıklarına rağmen demokrasi ve özgürlük mücadelesi vermeye devam ediyor. O mücadeleyi evladı gibi besleyip büyütüyor.

Tıpkı oğlunu canıyla koruyan Yurdagül Gümüş gibi, ödedikleri bedellerle gerçekleri gösteriyor anneler. Filistin’den Anadolu’ya sevgiden, iradeden, değerlerimizden daha büyük güç olmadığını anlatıyorlar. Büyük güçler, gösterişli kahramanlar, abartılı beklentilerin kofluğuna ışık tutuyorlar. Dünyayı anaların büyüttüğü onurlu evlatların, anaların sevgi ve öfkesinin değiştireceğini kanıtlıyorlar. Tarih tanığıdır, analara zulmeden, ahını alanlar asla iflah olmazlar. İktidar kalamazlar.

Bize de “Ne mutlu ki böyle anaların evlatlarıyız.” demek ve en az onların bizi sahiplendiği kadar onları sahiplenmek düşüyor.

NO COMMENTS

LEAVE A REPLY

Please enter your comment!
Please enter your name here

Exit mobile version